| No |
Yürütücü |
Proje Adı |
| 1 |
Prof. Dr. ÜLKÜ YETİŞ |
Tekstil Sektöründe Avrupa Birliği IPPC Direktifi ile Uyum Çalışmaları: BAT Uygulamaları |
| 2 |
Prof. Dr. NİZAMETTİN KAZANCI |
Orta Anadolu’daki Milli Parklar ve Yakın Civarındaki Jeosit ve Jeomiras Ögelerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi |
| 3 |
Yrd. Doç. Dr. BURHANETTİN ERDEM ALACA |
Narkotik Maddeler İçin Biyolojik Algılayıcı |
| 4 |
Prof. Dr. İBRAHİM AKDUMAN |
Düzgün Olmayan Bir Yüzey Altına Gömülü Cisimlerin Geometrik ve Malzeme Özelliklerinin Elektromagnetik Dalgalarla Görüntülenmesi |
| 5 |
Prof. Dr.ALİM RÜSTEM ASLAN |
Piko Uydu Tasarımı, Mühendislik ve Uçuş Modellerinin Üretimi |
| 6 |
Doç. Dr. FATMA GÜLTEN GÜLAY |
Binaların Deprem Güvenliği Konusunda Geliştirilen P25 Puanlama Yönteminin Kalibrasyonu Ve Pilot Bölge Uygulaması |
| 7 |
Prof. Dr. YASEMİN ÖZDEMİR |
İskemi/Reperfüzyon Sonrası Kan Beyin Bariyeri Bütünlüğünün Astrosit Son Ayağı ve Endotel Düzeyinde İncelenmesi |
| 8 |
Prof. Dr. HASAN TAYFUN ÖZÇELİK |
Ünertan Sendromuna Neden Olan ve İnsanda Kuadrupedal Yürüme, Serebellar Hipoplazi, Mental Retardasyon Yapan Genlerin Tanımlanması |
| 9 |
Yrd. Doç. Dr. ÖMER İLDAY |
Yüksek Güçlü Femtosaniye Fiber Lazer Kaynaklarında Gürültünün Temel Limitleri |
| 10 |
Prof. Dr. ARİF DEMİR |
X-Işını İle Kızılötesi Bölgesi Arasında Yayılan elektromanyetik Spektrumların Kaydedilmesine Yönelik Spektrometrelerin Tasarımı ve Gerçeklenmesi |
| 11 |
Doç. Dr. SEZEN ARAT |
Anadolu Yerli Sığır Irklarının Klonlanması |
| 12 |
Prof. Dr. VURAL GÖKMEN |
Işıl İşlemler Sırasında Gıdalarda Oluşan Sağlığa Zararlı Bileşiklerin Analizi İçin Hızlı ve Kolay Numune Hazırlama Yöntemlerinin Geliştirilmesi,Çeşitli Gıdalardaki Miktarlarının Saptanması ve Oluşumu Etkileyen Parametrelerin Belirlenmesi |
| 13 |
Prof. Dr. E. SEDEF AKGÜNGÖR |
The Development of European Road and Rail Infrastructures: A Geographicak Information System for the History of European Integration |
| 14 |
Prof. Dr. NEBİ SÜMER |
Çocuğun Gelişiminde Bağlanma, İlgi-Bakım ve Aile Dinamiklerinin Etkisi |
| 15 |
Prof. Dr. OĞUZ OKAY |
Petrol Döküntülerinin Deniz Ekosistemi ve Atık Sulardan Uzaklaştırılması İçin Yeni Bir Sorbent Üretimi ve Uygulaması |
| 16 |
Prof. Dr. OYA OKAY |
İstanbul Boğazı’nda Öncelikli Kirleticiler ve Etkilerinin Belirlenmesi |
| 17 |
Prof. Dr.MUHAMMED ŞAHİN |
Deprem Öncesi, Esnası ve Sonrasında Kullanılmak Üzere Amerika Fema-Patentli Hazus (Hazards Us) Programının Ulusal Ölçekte Hazturk Versiyonu Olarak Türkiye İçin Geliştirilmesi: İstanbul İçin Özel Bir Çalışma |
| 18 |
Yrd. Doç. Dr. MEHMET İRFAN YEŞİLNACAR |
Harran Ovası Yeraltı Suyu Kalitesi ve Kirlenme Potansiyelinin Belirlenmesi |
| 19 |
Prof. Dr.CANKUT ÖRMECİ |
Tuz Gölü ve Yakın Çevresinin Yer ve Uydu Verileri İle Kuraklık ve Su Kalitesi Bakımından Zamansal Analizi |
| 20 |
Prof. Dr. ŞÜKRAN CİRİK |
Çanakkale Boğazı’nda Bulunan Bazı Sünger Türlerinin Kültürü ve Deniz Akvaryumlarında Kullanımı |
| 21 |
Prof. Dr. LEVENT GÜREL |
Paralel Elektromanyetik Hesaplamalarda Nano-Optik Görüntüleme Sistemlerinin Modellenmesi (PEMNOS) |
| 22 |
Doç. Dr. KEMALETTİN ERBATUR |
İki Bacaklı İnsansı Robot Tasarım, İmalat ve Kontrolü |
| 23 |
Prof. Dr.YASEMİN ÇETİN |
Tahribatsız ve Hızlı Yöntemlerle Gıdalarda Kalite Kontrolü |
| 24 |
Prof. Dr. NİHAT YILDIRIM |
Yüksek Kaliteli Zeytinyağı Üretimi İçin Değişik İşlem Tekniklerinin Araştırılması/Geliştirilmesi |
| 25 |
Yrd. Doç. Dr. EMİN FARUK KEÇECİ |
Bomba İmha Robotu Tasarımı ve Prototip İmalatı |
| 26 |
Prof. Dr. RAİF TUNA BALKAN |
"Haptic" Dokunma Hisli ve Kuvvet Geri Beslemeli Arayüz Sistem Tasarımı |
| 27 |
Doç. Dr. EROL KAYA |
Radyasyona Karşı Geçirimsiz Doğal Malzemelerden Yapılmış Kompoze Taş Plaka Üretimi |
| 28 |
Prof. Dr. CEVDET KAYNAK |
Yüksek Alevlenme Dayanımlı Polimer Bazlı Karbon Nanotüp ve Kil Katkılı Nanokompozit Malzemelerin Geliştirilmesi |
| 29 |
Doç. Dr. ZAFER BİNGÜL |
Yüksek Hassasiyetli 6 Serbestlik Dereceli Paralel Robot Uygulaması |
| 30 |
Prof. Dr. RAHMİ GÜÇLÜ |
Raylı Sistem Titreşimlerinin Yolcu ve Çevre Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi |
| 31 |
Doç. Dr. ÇAĞATAY BAŞDOĞAN |
Organ Doku Özelliklerinin Ölçülmesi ve Medikal Simülasyon Sistemlerine Entegrasyon |
| 32 |
Yrd. Doç. Dr. FATİH TANRIVERDİ |
Boksörlerde Hipofiz Bezi Fonksiyonlarının İncelenmesi |
| 33 |
Prof. Dr. ALİ KEMAL TOPALOĞLU |
Normosmik İdiopatik Hipogonadotropik Hipogonadizmli Olgularda Moleküler Genetik Analizler Yoluyla İnsanda Püberte Sürecinde Rol Alan Yeni Genlerin Tanımlanması |
| 34 |
Prof. Dr.İSMAİL TAYFUN UZBAY |
Alkol ve Madde Bağımlılığı ile Şizofreni arasındaki İlişkinin Davranışsal ve Nörokimyasal Temellerinin İncelenmesi |
| 35 |
Prof. Dr. ADNAN YÜKSEL GÜRÜZ |
Toxoplasmosise Karşı İmmunojenik Anti-sporozoit Aşı Adayı |
| 36 |
Prof. Dr. ERDAL KARAÖZ |
Kemik İliği Kökenli Mezenkimal Kök Hücrelerin Sıçan Pankreas Adacıkları ile Ko-Kültürü’nün İnsülin Üreten Hücrelere Farklılaşma Potansiyeline Etkisi |
| 37 |
Doç. Dr. Alper KİRAZ |
Kimyasal, Biyolojik ve Fotonik Uygulamalarında Yüksek Çözünürlükte Floresans Mikroskopi Yöntemleri |
| 38 |
Doç. Dr. Meriç ÖZCAN |
3 Boyutlu Optik Holografi ve Mikrofon Dizisi Kullanarak Yüzey Şekil Değiştirmesini Görüntüleme Sistemi |
| 39 |
Doç. Dr. FATİH MENGELOĞLU |
Plastik, Tarımsal ve Orman Endüstrisi Atıklarının Odun-Plastik Kompozit (OPK) Üretiminde Kullanılması |
| 40 |
Yrd. Doç. Dr.AHMET KAMİL BAYHAN |
Sürdürülebilir Sağlıklı Çiğ Süt Üretimi İçin Makinalı Sağımla Elektronik Veri Kayıt ve izleme Sisteminin (MASEV) Geliştirilmesi |
| 41 |
Doç. Dr. HİKMET BUDAK |
Kuraklık Stres Mekanizmasına Moleküler ve Fizyolojik Yaklaşımlar |
| 42 |
Prof. Dr. FİGEN ERTEKİN |
Pastörize Sıvı Yumurtanın Püskürtmeli Kurutucuda Optimum Kurutma Koşullarının Belirlenmesi, Mikroenkapsülasyonu Ve Mikroenkapsülasyon Işleminin Yumurta Tozunun Depolama Stabilitesi Üzerine Etkisi |
| 43 |
Prof. Dr. FİKRET DEMİR |
Yakıt Standardına Uygun Aspir Yağının Dizel Motorlarında Yakıt Olarak Kullanımı İçin Kit Tasarımı ve Performans Araştırması |
| 44 |
VELİ GÜLYAZ |
Koyun ve Keçi (Peste Des Pestits Ruminants=PPR) Hastalığına Karşı Yerel aşı Sışu Geliştirilmesi |
| 45 |
Doç. Dr.LEVENT ÇAVAŞ |
Terorist Yosun Caulerpa Racemosa Var.cylindracea’den Sivi Yosun Gübre Eldesi Ve Bazi Ticari Öneme Sahip Tohumlar Üzerine Biyokimyasal Etkileri |
| 46 |
Doç. Dr. ALPER ÖNENÇ |
Türkiyede Yaygın Olarak Kesilen Sığır ve Koyun Irklarının Karkas ve Et Kalitelerinin Avrupa Birliğinde Uygulanan EUROP Sınıflandırma Sisteminde Tanımlanması Üzerine Bir Araştırma |
| 47 |
Yrd. Doç. Dr. FERİŞTAH ALANYALI |
Arkeoloji ve Mimari Rekonstrüksiyon Çalışmalarında Yersel Fotogrametri ve Gerçek Zamanlı Küresel Konumlandırma Sistemi Uygulaması: Patara Hurmalık Hamamı ve Palestra Kompleksi Örneği |
| 48 |
Doç. Dr. HATİCE KURTULUŞ AYDAL |
Kuzey Kıbrıs’a Türk Göçünün Niteliği ve Göçmenlerin Ekonomik- Sosyal-Mekansal Bütünleşme Sorunları |
| 49 |
Prof. Dr. MEHMET BAHA KARAN |
Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler İle Tüketicilerin Kredi Risklerinin Değerlendirilmesi ve Analizi |
| 50 |
Doç. Dr. FERRUH MUTLU BİNARK |
Dijital Oyun Kültürü Ve Türkiye’de Gençliğin Internet Cafe Kullanım Pratikleri: Çevrim İçi Ve Çevrim Dışı Kimlik Egzersizleri, Hareketsiz Toplumsallaşma Ve Sanal Kariyer Yapmak- Ankara’da Etnografik Alan Çalışması |
| 51 |
Prof. Dr. CAFER TAYYAR ARI |
11 Eylül Sonrası Süreçte Orta Doğu’ya Yönelik Türk-amerikan İlişkileri: Çatışan Çıkarlar Ve Yeni İşbirliği Olanakları Bağlamında, Kamu Oyu, Baskı Grupları Ve Lobilerin Sürece Etkisinin Analizi |
| 52 |
Doç. Dr. KÜRŞAT ÇAĞILTAY |
Bilgisayar Destekli Öğrenme Ortamlarında Oluşan Bilişsel Aktivitelerin Göz Hareketlerini İzleme Yöntemi İle Dinamik Gerçek Zamanlı Değerlendirilmesi ve Farklı İnsan-Bilgisayar Arayüzleri Tasarımının Bu Aktiviteler Üzerindeki Etkileri Araştırma Projesi |
| 53 |
Doç. Dr. GÜLEN ELMAS ARSLAN |
GAP İllerinde Sanayi Envanteri ve Sanayide Dönüşüm Eğilimleri |
| 54 |
Doç. Dr. AYŞEN UYSAL |
Siyasal Partilerde Toplumsal Ağların İnşası. Merkez ve Taşra Liderlerinin Toplumsal Ağların Örülmesindeki Rolü |
| 55 |
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI/ PATATES ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ- HÜSEYİN ONARAN |
Ülkesel Patates Tohumluk Üretim Sisteminin Geliştirilmesi |
| 56 |
ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş./TÜBİTAK-MAM- Dr. CENGİZ GÜNGÖR |
Enerji, Verimliliğini Arttırmak Üzere Termik Santral Atık Isılarının Faydaya Dönüştürme Yöntemlerinin Araştırılması, Geliştirilmesi ve Binalarda Isıtma |
| 57 |
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/BİLKENT Ü- Prof. Dr. ENİS ÇETİN |
Bilgisayarlı Görmeye Dayalı Orman Yangını Bulma ve İzleme Sistemi |
| Proje Adı: |
Tekstil Sektöründe Avrupa Birliği IPPC Direktifi ile Uyum Çalışmaları: BAT Uygulamaları |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. ÜLKÜ YETİŞ |
Projede; tekstil sektörünün AB Çevre Mevzuatı’na uyumu hedefiyle, Orta Anadolu Mensucat Tesisi’nde örnek bir çalışma yürütülmüş; çevre dostu üretim proseslerinin uygulanması ve su/enerji tüketimlerinin azaltılması hedefleriyle araştırmalar yapılmıştır. Üretim süreçlerinde yapılan iyileştirmelere sonucu; tesis su tüketim günde 7500ton’dan 4500ton düzeyine gerilemiştir. Tesisin elektrik tüketiminde de önemli düzeyde azalma sağlanmıştır. Orta Anadolu A. Ş.’ye göre, proje çalışmaları ile, tesis işletme giderlerinde 2 milyon ABD$ mertebesinde tasarruf sağlanmıştır. En iyi atıksu yönetim stratejisinin belirlenmesi amacıyla, atıksu geri kazanım çalışmaları yürütülmüş, belirlenen alternatif geri geri kazanım teknikleri, sağladıkları çevresel/ekonomik kazançlar ve maliyetleri açısından karşılaştırılarak en uygun atıksu yönetim stratejisi belirlenmiştir.
| Proje Adı: |
Orta Anadolu’daki Milli Parklar ve Yakın Civarındaki Jeosit ve Jeomiras Ögelerinin Belirlenmesi ve Değerlendirilmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. NİZAMETTİN KAZANCI |
“Jeolojik miras” yaşadığımız coğrafyanın oluşumuna ait bilimsel belgelerdir. Nadir bulunan ve yenilenemeyen bu oluşumlar, iyi tanınmaları halinde önemli turizm malzemeleridir. Proje ile Başkomutan, Kızıldağ, Beyşehir, Göreme, Yozgat Çamlığı, Alacahöyük, Ilgaz, Küre Dağları, Yedigöller, Soğuksu milli parkları bu doğrultuda incelenmiş, her park için ayrı kitaplar hazırlanmıştır. Ortaya çıkarılanların bazıları şaşırtıcı derecede güzel ve olağanüstüdür. Deniz altına uzanan kanyonlar, dünyanın ilk barajı ve asma köprüsü, antik taşocakları, fosilleşmiş denizaltı yaşamı, dünyanın en büyük nefritit bloku, fosil ormanlar, fosil mezarlıkları bunlardan bazılarıdır. Soğuksu Milli Parkı ve civarındaki bu tür zenginlikler “Kızılcahamam-Çamlıdere Jeoparkı” adı altında toplanmış olup, jeoturizm konusunda ülkemizin ilk uygulamasını teşkil edecektir.
| Proje Adı: |
Narkotik Maddeler İçin Biyolojik Algılayıcı |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr. BURHANETTİN ERDEM ALACA |
Mikro-elektro-mekanik sistem temelli hassas bir biyolojik malzeme algılayıcısı geliştirilmiştir. Projenin ana hedefi, her koşul altında biyolojik maddelerin hızlı şekilde tespiti, bu amaçla halihazırda mevcut sistemlerin eksikliklerinin incelenerek yeni bir yaklaşım geliştirilmesi ve gerçekleştirilen algılayıcının toplum sağlığı, ülke ekonomisi ve güvenliği alanlarında (örneğin tıp alanında erken teşhis, savunma alanında biyolojik tehdide karşı erken uyarı ve suçla mücadele alanında tarama çalışmaları) tatbikatı olmuştur. Bu amacın gerçekleştirilmesi için, algılayıcının, yüksek hassasiyette ve sıvı ortamda çalışabilmesi, taşınabilir ve uygun maliyetli olmasına önem verilmiştir. Algılayıcının çalışma prensibi, biyolojik dünyada anahtar-kilit mekanizması olarak işleyen çeşitli etkileşimlere dayanır. Bu sayede uyuşturucu ve Hepatit tespiti yapılarak sonuçlar doğrulanmıştır.
| Proje Adı: |
Düzgün Olmayan Bir Yüzey Altına Gömülü Cisimlerin Geometrik ve Malzeme Özelliklerinin Elektromagnetik Dalgalarla Görüntülenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. İBRAHİM AKDUMAN |
Bu projede yer altına veya bir duvar içerisine gömülü cisimlerin yerlerinin, şekillerinin ve malzeme özelliklerinin yeryüzü veya atmosfer içerisinde yapılacak elektromagnetik dalga ölçümleri ile tespit edilmesi için yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemleri geliştirilmiş ve bu yöntemleri kulanan görüntüleme cıhazlarının laboratuvar prototipleri gerçekleştirilmiştir. Proje çıktıları tahribatsız muayene, jeofizik araştırmalar, malzeme testleri, yer altındaki boru hatlarının ve tünellerin tesbiti, boru hatlarının deformasyon testleri, maden yataklarının, petrol rezervlerinin belirlenmesi, kara ve deniz mayınlarının tespiti gibi birçok alanda doğrudan uygulamaya sahiptir. Ayrıca, projede elde edilen sonuçlar mikrodalga meme kanseri tomografi sistemi gibi tıbbi görüntüleme amaçlı yeni projelerin oluşturulmasını sağlamıştır.
| Proje Adı: |
Piko Uydu Tasarımı, Mühendislik ve Uçuş Modellerinin Üretimi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr.ALİM RÜSTEM ASLAN |
Projede ülkemizde ilk defa uzayda görev yapacak bir uydu, üniversite ortamında hazırlanmış, geliştirilmişl ve üretilmiştir. ITUpSAT1 adı verilen ve uluslararası küp uydu standardına göre hazırlanan uydu, 23 Eylül 2009 tarihinde başarı ile yörüngesine yerleştirilmiş ve işaret sinyallerini yaymaya başlamıştır. ITUpSAT1, işaretçi sinyallerini yaymayı sürdürmekte, yerli ve yabancı radyo amatörleri ve yer istasyonları tarafından sürekli olarak dinlenmektedir. ITUpSAT1’in tüm testleri İTÜ bünyesindeki laboratuvarlarda gerçekleştirilmiştir. Projede görev alan 24 öğrenci ülkemizdeki savunma, havacılık ve uzay firmaları ve araştırma kurumlarında çalışmaya başlamıştır. ITUpSAT1’in yörüngeye yerleşmesinden bu yana ülkemizde ilgi ve gurur kaynağı olmuş, uzay çalışmalarına ve uzay teknolojilerine olan ilginin artmasına yol açmıştır.
| Proje Adı: |
Binaların Deprem Güvenliği Konusunda Geliştirilen P25 Puanlama Yönteminin Kalibrasyonu Ve Pilot Bölge Uygulaması |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. FATMA GÜLTEN GÜLAY |
Yakın bir gelecekte beklenen büyük depremler için acil önlem olarak, sınırlıkaynakların öncelikle toptan göçme riski taşıyan binalara yönlendirilmesi, dolayısıyla can kaybının enaza indirilmesi gerekmektedir. Projede, bu amaca yönelik güvenli, pratik, kısa sürede ve ekonomik olarak uygulanabilen P25 Öndeğerlendirme Yöntemi geliştirilmiştir. Yöntem daha önceki yıllarda depremi yaşamış yaklaşık 400 bina üzerinde uygulanarak kalibrasyonu yapılmış, ayrıca analitik ve parametrik çalışmalarla doğrulanmıştır. Yöntemin uygulanabilirliğinin incelenmesi amacıyla, Kadıköy bölgesinde 40 bina üzerinde bir pilot bölge çalışması da gerçekleştirilmiştir. Sonuçta, yöntemin depremde göçecek binaları büyük bir doğrulukla yakaladığı ve bu yöntemle büyük yapı stoğu olan bölgelerin kısa sürede taranarak, can güvenliği konusunda önlem alınabileceği gösterilmiştir. Çalışma kapsamında ayrıca çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel yayın yapılmıştır.
| Proje Adı: |
İskemi/Reperfüzyon Sonrası Kan Beyin Bariyeri Bütünlüğünün Astrosit Son Ayağı ve Endotel Düzeyinde İncelenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. YASEMİN ÖZDEMİR |
İskemik inme (felç) önemli bir halk sağlığı problemidir ve uygulanabilecek tedaviler henüz çok sınırlıdır. Son yıllarda inmenin erken saatlerinde trombolitik tedavi ile tıkanan damarın açılması mümkün olmakla birlikte, eğer tıkanma süresi 3 saatin üzerine olursa tıkanan damarın açılması kanama ve hasarlanan doku miktarının artması gibi olumsuzlukla sonuçlanabilir. Bu olay “reperfüzyon hasarı” olarak adlandırılmaktadır. Yaptığımız çalışmada reperfüzyon ile ortaya çıkan ve damarlarda özellikle kapiller düzeyde etkilenmeye neden olan mekanizmaları inceledik. Kapiller düzeyde özellikle perisitlerin oksidatif/nitratif hasar ile zedelenerek bu damarların tıkanmasına neden olduğunu tespit ettik. Yeniden kanlanma ile bu problem devam etmekte iken oksidatif/nitratif stresi azaltan ajanlar verildiğinde vasküler yatakta ve bunun sonucunda beyin dokusunda hasarlanma miktarında belirgin azalma tespit ettik.
| Proje Adı: |
Ünertan Sendromuna Neden Olan ve İnsanda Kuadrupedal Yürüme, Serebellar Hipoplazi, Mental Retardasyon Yapan Genlerin Tanımlanması |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. HASAN TAYFUN ÖZÇELİK |
Tolstoy’un başyapıtı Anna Karenina “Her kederli ailenin kederi kendine özgüdür” diyerek başlar. Bunun kalıtsal hastalıkları da kapsayabileceğini düşünürsek mutsuzluğun sebeplerini tanımlamada genetik araştırmalarının önemli bir yer tuttuğu anlaşılabilir. Bu sunumda 18 yıllık bir dönemi kapsayan ve TÜBİTAK-SBAG tarafından desteklenen araştırmalarımızın sonuçlarını sunacağız. Örnek olarak beyincik gelişimini etkileyen ve el-ayak üzerinde yürümeyle dikkati çeken Üner Tan sendromunu seçtik. Bu temeden hareketle kognitiv nörogenomik alanında toplumun genetik yapısı, kalıtsal hastalıklar ve beyin gelişimi incelemelerinin sonuçlarını sunacağız. Amerikan Bilimler Akademisi, Avrupa İnsan Genetiği Topluluğu, Nature, Nature Genetics, Science, National Geographic Society gibi saygın bilim çevreleri tarafından izlenen çalışmalar hakkında bilgi vereceğiz.
| Proje Adı: |
Yüksek Güçlü Femtosaniye Fiber Lazer Kaynaklarında Gürültünün Temel Limitleri |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr. ÖMER İLDAY |
Teknolojik ve bilimsel olarak son 5 yılda büyük önem kazanmış olan fiber lazerlerin özellikle hassas uygulamaları açısından büyük öneme sahip olan gürültü, diğer bir değişle kararlılık özellikleri incelenmiş ve iyileştirilmiştir. Lazerin gürültüsünden kasıt lazerin ürettiği atımların güçlerinin ve iki atım arasında geçen sürenin ne kadar sabit olduğudur. Ultrahassas ve ısınma olmaksızın malzeme ve biyolojik dokuların işlenmesinden, LADAR’lar gibi lazer sinyalini kullanan savunma uygulamalarına kadar çeşitli alanlarda lazerlerin gürültüsü kritik öneme sahiptir. Proje sonucunda hem literatürde önemli bir boşluk doldurulmuştur, hem de bu çalışmalar diğer pek çok çalışmanın tetikleyicisi olmuştur. Örnek olarak Nature Photonics dergisinde yayınlanan soliton-similariton lazeri keşfimiz gösterilebilir.
| Proje Adı: |
X-Işını İle Kızılötesi Bölgesi Arasında Yayılan elektromanyetik Spektrumların Kaydedilmesine Yönelik Spektrometrelerin Tasarımı ve Gerçeklenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. ARİF DEMİR |
Projenin amacı; geniş bir dalga boyu aralığında kullanılabilir bir spektrometreyi, pinhole ve cross-slit kamerayı daha düşük maliyetle imal edilebilecek şekilde, daha hassas, daha kolay kullanılabilen Türkçe kullanıcı bilgisayar ara yüzü ile tasarlamak ve üretmektir. Kocaeli Üniversitesi Lazer Teknolojileri Araştırma ve Uygulama Merkezi’ndeki (LATARUM) çalışma konuları doğrultusunda yürütülen spektrometre tasarımı uygulamaları spektroskopi dallarında uzmanlaşmak isteyen genç araştırmacıları LATARUM altında bir araya getirmiştir ve teknolojik ürün çıkarma deneyimi kazandırmıştır. Projenin hayata geçmesi ile üretilen spektrometre üniversitelerin ve endüstrinin kullanımına sunulmuş ve ülkemize ekonomik katma değer kazandırmaya başlamıştır. Lisansüstü tezinin ürüne dönüşmesine kaynak olmuştur. Yeni projelerin oluşmasında başlıngıç teşkil etmiştir. Kocaeli Üniversitesi Teknoparkı’nda bu alanda şirket kurulması için özgüven kazandırmıştır.
| Proje Adı: |
Anadolu Yerli Sığır Irklarının Klonlanması |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. SEZEN ARAT |
TÜBİTAK MAM, Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü’nden Doç. Dr. Sezen ARAT’ın yürütücülüğünde İstanbul Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakülteleri ile ortak yürütülen "Anadolu Yerli Sığırlarının Klonlanması" başlıklı projenin amacı, Anadolu topraklarında 100 yıllardır yaşamakta olan yerli sığır ırklarının, klonlama teknolojisi ile üretilebilme olanağının belirlenmesidir. Yerli ırklar, verimleri düşük olmakla birlikte, hastalıklara ve zorlu iklim koşullarına dirençli, Anadolu topraklarına uyum sağlamış, genetik çeşitliliği fazla ırklardır. Türkiye’de kurulan hayvan gen bankasındaki dondurulmuş hücrelerden üretilen biri erkek toplam 5 adet Boz sığır ırkı klonu sağlıklı bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedir. Yaşları 19 ay ile 12 aylık olan klonlar bu bankaların gelecekte kaybolacak ırklar için bir sigorta olduğunu da göstermektedir.
| Proje Adı: |
Işıl İşlemler Sırasında Gıdalarda Oluşan Sağlığa Zararlı Bileşiklerin Analizi İçin Hızlı ve Kolay Numune Hazırlama Yöntemlerinin Geliştirilmesi,Çeşitli Gıdalardaki Miktarlarının Saptanması ve Oluşumu Etkileyen Parametrelerin Belirlenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. VURAL GÖKMEN |
Isıl işlem görmüş gıdalarda insan sağlığına zararlı maddeler oluşabilmektedir. Proje, termal proses kontaminantlarının tespiti için hızlı ve güvenilir tekniklerin geliştirilmesine, oluşum mekanizmalarının ve etkileyen parametrelerin anlaşılmasına odaklanmıştır. Projenin en önemli çıktısı, yaygın olarak tüketilen kızartılmış ve fırınlanmış gıdalarda akrilamid oluşumunun sınırlandırılması için uygulanabilir çözümlerdir. Bu çözümlerin başında kalsiyum uygulaması gelmektedir. Kalsiyum, sorumlu aminoasit asparajin’in ısıtma sırasında kimyasal reaktivitesini bloke ederek akrilamid oluşumunu %90’a varan oranda engellemektedir. Kalsiyum ilavesinin akrilamid oluşumunu engellemesi yanında diğer faydası bisküvi gibi sıklıkla tüketilen ürünleri zenginleştirmesidir. Kalsiyum, gıdalara güvenli ve ucuz şekilde dahil edilebildiğinden, gıda endüstrisinin bu çözümü akrilamid oluşumunu sınırlandırmak amacıyla adapte etmesi son derece kolaydır.
| Proje Adı: |
The Development of European Road and Rail Infrastructures: A Geographicak Information System for the History of European Integration |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. E. SEDEF AKGÜNGÖR |
Bu proje, ESF “Inventing Europe” Programı kapsamında yürütülmüş olan “The Development of the European Waterways, Road and Rail Infrastructures: A Geographic Information System for the History of European Integration” başlıklı ortak projenin Türkiye tarafından yürütülen bölümüdür. Projenin temel amaçları, 1) Türkiye’nin demiryolları ve karayolları ile nüfus, tarımsal ve sanayi üretimindeki tarihsel gelişmelerin CBS haritaları ile görselleştirilmesi; 2) ulaştırma ile nüfus ve üretim arasındaki ilişkilerin zaman içindeki gelişiminin ekonometrik yöntemlerle analiz edilmesi; ve 3) demiryollarının sosyal hayata etkisinin bir örnek olay ile incelenmesidir. 1850-2008 dönemini kapsayacak şekilde, illere göre demiryolları, karayolları, tarımsal üretim ve sanayi firma sayısı ile istihdam, köylere göre nüfus ve nüfus yoğunlukları derlenmiştir. Veriler coğrafi bilgi sistemleri araçları ile görselleştirilmiştir. Nüfus yoğunluğu, demiryolu gelişimi ve tarımsal üretim arasında nedensellik ilişkisini araştıran bir ekonometrik model tahminlenmiş ve tarımsal üretim ile nüfustan demiryollarına doğru bir nedensellik ilişkisi gözlenmiştir.
| Proje Adı: |
Çocuğun Gelişiminde Bağlanma, İlgi-Bakım ve Aile Dinamiklerinin Etkisi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. NEBİ SÜMER |
Proje kapsamında anababa davranışları, bağlanma ve alile içi uyumun erken ve orta çocukluktaki psikolojik etkileri incelenmiştir. Gözlemler yoluyla küçük çocukların (N = 110) bağlanma ve annelerinin duyarlılık düzeyi, ikinci araştırmada dört ilden 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin (N = 1931) ve ebeveynlerin bağlanma, anababalık davranışları ve evlilik uyumları ölçülmüştür. Çalışmanın bulguları, Türk kültüründe ilk olarak, erken çocukluk döneminde “Bağlanma Davranışları Sınıflandırma Seti” ile ölçülen güvenli bağlanma düzeyinin, “Anne Davranışları Sınıflandırma Seti” ile ölçülen anne duyarlılığı ile yakından ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca, bu ilişkinin genel örüntüsü ayrıntılı olarak irdelenmiştir. Reddedici, müdahaleci ve çocukları karşılaştıran davranışlarının, eşler arasındaki çatışmanın ve kaçınan bağlanma tarzının temel risk faktörleri olduğu bulunmuştur.
| Proje Adı: |
Petrol Döküntülerinin Deniz Ekosistemi ve Atık Sulardan Uzaklaştırılması İçin Yeni Bir Sorbent Üretimi ve Uygulaması |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. OĞUZ OKAY |
Her yıl milyarlarca ton petrol deniz yolu ile taşınmakta olup tanker kazaları sonucu denizlere kısa zamanda yüksek miktarda petrol akmaktadır. Proje kapsamında petrol kirlenmesi tehditi altındaki denizlerimizin korunmasına yönelik tekrar-kullanılabilir petrol emici malzeme (sorbent) geliştirilmiş ve patenti alınmıştır. Geliştirilen kauçuk esaslı sorbentin tekrar kullanılabilir olması, gerek dökülen petrol ve türevlerinin geri kazanılmasını ve gerekse sorbentin kullanım sonrası bir atık oluşturmamasını sağlamaktadır. Üretilen kauçuk sorbentinin ham petrolu ve petrol ürünlerini etkin ve çok hızlı bir şekilde sulardan uzaklaştırdığı saptanmıştır. 1 kg kauçuk sorbenti kullanılarak 500 çevrim sonucunda yüzey sularından yaklaşık olarak 20 ton ham petrolun uzaklaştırılabileceği, yani geri kazanılabileceği saptanmıştır.
| Proje Adı: |
İstanbul Boğazı’nda Öncelikli Kirleticiler ve Etkilerinin Belirlenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. OYA OKAY |
Dünyanın en önemli su yollarından biri olan İstanbul Boğazı, Karadeniz ve Akdeniz’deki canlıların korunması bakımından önemli bir rol oynar. Boğazda kirlenmeye neden olan en önemli kaynaklardan biri nüfüstur. Diğer bir kaynak, Boğaz’a Karadeniz’den giren akıntıdır. Ayrıca yılda 50000 geminin geçmesi ve şehir içi trafiği de kirlenmeye neden olmaktadır. Proje kapsamında, Boğazın su kalitesini belirleyen ölçümler yapılmış, dip çamuru ile midyelerdeki zehirli ve kanserojen kimyasallar belirlenmiştir. Çalışma sonuçları, İstanbul Boğazı’na dip çamurundan, derelerden ve gemilerden önemli miktarda kirletici taşındığını ortaya koymuştur. Boğazdaki kirlenmenin önlemler alınmadığı takdirde önemli problemler yaratabileceği belirlenmiştir. Sonuçlar, AB’ye üyelik sürecindeki Türkiye için önemli bir veri kaynağı oluşturmaktadır.
| Proje Adı: |
Deprem Öncesi, Esnası ve Sonrasında Kullanılmak Üzere Amerika Fema-Patentli Hazus (Hazards Us) Programının Ulusal Ölçekte Hazturk Versiyonu Olarak Türkiye İçin Geliştirilmesi: İstanbul İçin Özel Bir Çalışma |
| Yürütücü: |
Prof. Dr.MUHAMMED ŞAHİN |
HAZTURK projesi ile Türkiye’de ve öncelikle İstanbul’da olabilecek depremlerin tehlikesi, riski ve etkisini bilimsel yöntemler kullanarak tahmin edecek bir coğrafi bilgi sistemi yazılımının geliştirilmesini amaçlamıştır. İstanbul depremine en iyi şekilde hazırlanmak için depremin nereyi, hangi tipteki yapıları en çok etkileyeceği ve bu afetin nasıl bir ekonomik bilanço çıkaracağını afet olmadan önce tahmin etmek gerekmektedir. HAZTURK’ün yapacağı tahmin ile olası deprem için ilgili birimlerin hazırlıklı olması, deprem nedeniyle meydana gelebilecek zararların önceden azaltılması, deprem sonrası erken, planlı ve bilinçli müdahale ile hızlı ve ekonomik iyileştirme safhalarının oluşturulması sağlanacaktır. Bu tahmin mekanizması dünya üzerinde deprem için sıklıkla kullanılmakta ve başarılı sonuçlar vermektedir.
| Proje Adı: |
Harran Ovası Yeraltı Suyu Kalitesi ve Kirlenme Potansiyelinin Belirlenmesi |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr. MEHMET İRFAN YEŞİLNACAR |
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)’nin en önemli amaçlarından biri tarım ve sulamadır. Harran Ovası, GAP’ın en büyük sulama sahasına ve Ortadoğu’nun en büyük yeraltı suyu rezervine sahiptir. Ovada, en önemli kirletici kaynakları: bilinçsiz sulama ve tuzlanma, atıksu arıtma tesisi olmamasından dolayı oluşan kirlenme, kontrolsüz yapılan hayvancılıktan oluşan hayvansal atıklardır. Bu projenin amacı, yüzeyde oluşan bu olumsuz faaliyetlerin yeraltı suyuna muhtemel etkilerinin belirlenmesidir. Sonuç olarak, içme suyunun hayati önem taşıdığı kurak bir bölgede, önemli boyutlarda yeraltı suyunda kirlenmeler tespit edilmiştir. Dolayısıyla, bu ve buna benzer projeler gerçekleştirilirken mutlaka önceden önlem alınmalı ve bu projenin sonuçlarından dersler alınarak gelecekte aynı hatalara düşülmemelidir.
| Proje Adı: |
Tuz Gölü ve Yakın Çevresinin Yer ve Uydu Verileri İle Kuraklık ve Su Kalitesi Bakımından Zamansal Analizi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr.CANKUT ÖRMECİ |
Bu projede, Tuz Gölü ve yakın çevresi uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri entegrasyonu ile analiz edilmiştir. Çalışmanın kuraklık analizi aşamasında, çok zamanlı uydu görüntüleri ve iklim verileri kullanılarak Tuz Gölü Havzası’nda 1970 ve 2005 yılları arasında meydana gelen sıcaklık ve yağış değişimleri belirlenmiştir. Eş-zamanlı yersel ölçmeler ve çok zamanlı uydu görüntülerinin yorumlanması ile elde edilen sonuçlar, Tuz Gölü’nün kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalabileceğini göstermiştir. Çalışmanın kirlilik analizi aşamasında ise Tuz Gölü ve çevresindeki noktasal ve noktasal olmayan kirletici kaynaklar belirlenmiş ve elde edilen grafik ve grafik olmayan tüm veriler aynı veri tabanı içinde birleştirilerek birlikte analiz edilmiştir.
| Proje Adı: |
Çanakkale Boğazı’nda Bulunan Bazı Sünger Türlerinin Kültürü ve Deniz Akvaryumlarında Kullanımı |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. ŞÜKRAN CİRİK |
Dünyanın değişik bölgelerindeki (Tunus, Florida, Karaipler vs.) doğal sünger yatakları 1938–1939’ da hastalık problemleri yüzünden ciddi zarara uğrarken Akdeniz’ deki sünger stoklarında da 1985 –1987 yıllarında patojenik bakterilerin neden olduğu hastalık neticesinde önemli ekonomik kayıplar meydana gelmiştir. Doğal stokların tahrip olması ile birlikte sünger ticaretinde önemli aksamalar baş göstermiştir. Üretim kapasitesi mevcut talebi karşılayamadığından dolayı yeni metotların ve kültür alanlarının kullanımına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu talebi karşılayabilmenin en basit yollarından biri sünger kültürünün yaygınlaşmasıdır. Türkiye karasularında ticari sünger yetiştiriciliği denemelerinin yapılması ve bu çalışmalarının sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması önemlidir. Bu projede Çanakkale Boğazı’nda deniz süngerlerinin doğal ortamda halat sisteminde büyüme ve hayatta kalma performansları gözlenmiştir. Sonuçlar, kamuoyu ve sanayicilerle paylaşılarak özel sektör girişimcilerinin bu alana yatırım yapmaları teşvik edilmiştir. Diğer yandan elde edilen bulgular uluslar arası bilim dergilerinde yayınlanmıştır.
| Proje Adı: |
Paralel Elektromanyetik Hesaplamalarda Nano-Optik Görüntüleme Sistemlerinin Modellenmesi (PEMNOS) |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. LEVENT GÜREL |
Paralel Elektromanyetik Hesaplamalarla Nano-Optik Görüntüleme Sistemlerinin Modellenmesi (PEMNOS) Projesi’nde büyük elektromanyetik problemlerin çözümünü başarabilmek için hızlı ve paralelleştirmeye uygun elektromanyetik çözüm algoritmalarının geliştirilmesi, bunun için paralel bilgisayar sistemlerinin satın alınması, kurulması, bütün bu yazılım ve donanım çalışmalarının sonucunda ortaya çıkan elektromanyetik simülasyon ortamında nano-optik görüntüleme sistemlerinin elektromanyetik olarak modellenmesi ve temel fiziksel süreçlerin bilimsel olarak anlaşılabilmesi konuları çalışılmıştır. Bu projede 1,000,000’dan fazla bilinmeyen içeren problemlerin çözümünü gerçekleştirebilecek kabiliyete ulaşılmıştır. Lazer ışınları yüksek frekanslı elektromanyetik dalgalar olarak modellenmiş ve polarizasyon etkileri dikkate alınmıştır. Yüksek frekanslı elektromanyetik dalgaların diyelektrik mercek sistemleriyle olan etkileşimi modellenmiştir.
| Proje Adı: |
İki Bacaklı İnsansı Robot Tasarım, İmalat ve Kontrolü |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. KEMALETTİN ERBATUR |
Bu projede iki bacağı üzerinde yürüyen bir insansı robot tasarlanmış ve üretilmiş, robot için yürüme ve çevre ile etkileşimde kullanılan kontrol yöntemleri geliştirilmiştir. Robota SURALP (Sabancı Üniversitesi Robot Araştırmaları Laboratuvar Platformu) adı verilmiştir. Yetişkin bir insan boyutlarındaki robot, bacaklarında, kollarında, boynunda ve belinde olmak üzere toplam 29 serbestlik derecesine sahiptir. Araştırmalar eğimi değişen yüzeyler üzerinde yürüme üzerinde yoğunlaşmıştır. Görsel kontrolün kuvvet kontrolü ile birlikte kullanılması yolu ile çevre ile etkileşim konusu üzerinde de çalışmalar yapılmıştır. Elde edilen deney sonuçları, önerilen kontrol algoritmalarının robotun kararlı yürüyüşünü sağladığını ve çevre ile temasında başarılı olduklarını ortaya koymaktadır.
| Proje Adı: |
Tahribatsız ve Hızlı Yöntemlerle Gıdalarda Kalite Kontrolü |
| Yürütücü: |
Prof. Dr.YASEMİN ÇETİN |
Ülkemiz fındıkta dünya lideri, kırmızı biberde önemli üreticilerdendir. Bu ürünlerimizde üretim, işleme ve depolama aşamalarında bazen aflatoksin oluştuğu görülmekte, ihracaatımız sekteye uğramaktadır. Projede bu iki önemli ürünümüz için otomatik aflatoksin tespiti yapılmıştır. Fındıkta öncelikle dış kabuğun aflatoksin oluşturan küflere engel oluşturduğu belirlenmiş ve çarpma sesleri kullanılarak kabuğu ’çatlak’ ve ’sağlam’ olan fındıklar ayrıştırılmıştır. İçlenmiş (kavrulmuş) ve işlenmemiş iç fındıkların ayrıştırılması için ultraviyole ışık altında ürettikleri aflatoksine işeret eden floresan ışıma hiperspektral görüntüleme ile tespit edilmiştir. Fındıkta hem ses hem görüntüleme ile % 90’ın üzerinde başarım elde edilmiştir. Biberde yalnızca UV altında hiperspektral görüntüleme kullanılmış ve ayrıştırmada %80 başarım sağlanmıştır.
| Proje Adı: |
Yüksek Kaliteli Zeytinyağı Üretimi İçin Değişik İşlem Tekniklerinin Araştırılması/Geliştirilmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. NİHAT YILDIRIM |
Eskiden zeytinler taş ile kırılır, sonra torbalara doldurulur ve üzerine ağır taşlar konularak kırılmış olan zeytinin yağının torbadan sızması beklenirdi. İşte bu şekilde elde edilen yağa “sızma yağ” denirdi ve bu zeytinyağına hiç su değmediği, aşırı baskı ve kuvvetlere de maruz kalmadığı için en kaliteli yağ olduğu bilinirdi. Dedelerimiz ve ninelerimiz bu yağlarla sabah kahvaltısına başlar, bu yağlarla yemek yapar ve bu yağlarla hastalıklarını tedavi ederlerdi. Daha sonraları ticari kaygılarla kapasite artışı elde etmek için geliştirilen yeni zeytinyağı işletmelerinde hem zeytin hamuruna su katmaya, hem hamurun üstüne sıcak su eklemeye ve hem de hamuru aşırı baskı ve hızlara maruz bırakmaya başladılar. İşte tam burada yağ sızma özelliğini kaybetti. Çünkü hamura eklenen su zeytinin içindeki birçok faydalı kimyasalın yıkanarak dışarı atılmasına, uygulanan sıcaklık ise yağın kalitesinde bozulmaya sebep olmaktadır. TÜBİTAK’ın desteğiyle yeni bir “sızma zeytinyağı üretim sistemi” geliştirildi. Bu yeni sistemde kırılmış olan zeytin hamuruna hiç su katılmadığı gibi hamurun sıcaklığı hiçbir zaman 28 dereceyi aşmamakta, hamura herhangi bir aşırı basınç ve hız da uygulanmamaktadır. Yani dedelerimizin yıllar önce taş altında sızdırarak elde ettiği sızma yağı bugün biz paslanmaz çelik tanklarda el değmeden, su değmeden ve sıcaklık değmeden daha hijyenik koşullarda tüm faydalı kimyasal özellikleri korunarak elde edebilmekteyiz.
| Proje Adı: |
Bomba İmha Robotu Tasarımı ve Prototip İmalatı |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr. EMİN FARUK KEÇECİ |
Hava Kuvvetlerinin ihtiyacı bomba imha robotunu gerçekleştirerek askeri personelin yaşamsal risk almasını engellemek olan proje amacı doğrultusunda, askeriye-üniversite ortak çalışması sağlanmış, katma değeri yüksek bir ürün ülkemizde tasarlanıp imal edilmiş, ve robot prototip imalatı teknolojileri üniversite ortamında gerçekleştirilmiştir. Askeriyenin ihtiyacı olan mayın arama ve temizleme işleri için bir platform tasarlanıp, ülkemizin bilimsel ve teknolojik araştırma gücüne, bilim insanı yetiştirilmesi ve yeni yetenekler kazanılmasına katkı sağlanmıştır. Bu projede edinilen elektronik bilgisi kitap olarak yayınlanarak EMO’nun en çok satanlar listesine girmiştir. Proje genel sonucu yabancı bir kitapta, kitap bölümü olarak yayınlanmaya layık görülmüştür. Proje yürütücüsü uluslararası Robotica dergisine Yardımcı Editör olarak seçilmiştir.
| Proje Adı: |
"Haptic" Dokunma Hisli ve Kuvvet Geri Beslemeli Arayüz Sistem Tasarımı |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. RAİF TUNA BALKAN |
“Haptic” cihaz, kullanıcı ile bilgisayar arasında üç boyutlu veri transferi sağlayan bir cihazdır. Bu cihaz kullanıcıya sanal ortamdaki bir nesneyi görmenin yanında, bu sanal nesneye dokunma olanağı da sağlar. Günümüzde sanal gerçeklik teknolojisinin gelişimine paralel olarak “haptic” cihazlarının kullanımı, sanayi, eğitim ve tıp alanlarında gittikçe artmaktadır. Bu da daha yüksek performansa sahip yeni “haptic” cihazların tasarlanmasını gerekli kılmaktadır. Bu projede sanal gerçeklik uygulamalarında kullanılmak üzere 7 serbestlik dereceli yeni bir “haptic” cihaz tasarlanıp imal edilmiştir ve örnek bir arayüz geliştirilmiştir. Böylece Türkiye’ de ilk kez sanal uygulamalarda kullanılabilen yeni bir “haptic” cihaz hayata geçirilmiştir.
| Proje Adı: |
Radyasyona Karşı Geçirimsiz Doğal Malzemelerden Yapılmış Kompoze Taş Plaka Üretimi |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. EROL KAYA |
Tamamı ülkemizde bulunan madenlerimizden, radyasyon tutuculuğu özellikleri ile bilinen doğal taşlar kullanarak radyasyon geçirimsizliği sağlayan yeni bir kompoze malzeme üretilmiştir. Bu ürün, radyasyon ışımalarına karşı özellikle hastanelerde kalkan malzemesi olarak kullanılan kurşun levhaların yerini alacak alternatif bir yapı kaplama malzemesidir. Radyasyon kalkanı özelliğine sahip bu kompoze yapı malzemesinin radyasyon zırhlama performansı, radyasyon kaynağı ve malzeme kalınlığına göre değişen, fakat radyasyon tutma amacıyla kullanılan kurşun levhalara eşdeğerdedir. Kompoze taş plakaların fayans şeklinde nihai olarak duvarlara kaplanması planlanlanmaktadır. Ürünler çevre, sağlık ve ekonomik yönden kurşun levhalara göre daha avantajlıdır. Ülkemizin doğal taş kaynakları katma değeri daha yüksek uç (işlenmiş) ürün olarak değerlendirilebilecektir.
| Proje Adı: |
Yüksek Alevlenme Dayanımlı Polimer Bazlı Karbon Nanotüp ve Kil Katkılı Nanokompozit Malzemelerin Geliştirilmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. CEVDET KAYNAK |
Polimerik malzemeler (plastikler) alev ile temas edildiğinde diğer malzemelere göre çok kolay tutuşurlar ve ardından çevrelerine yüksek miktarlarda ısı vererek yangının hızla büyümesini tetiklerler. Bu kötü davranışın biraz olsun iyileştirilmesi için polimerlere “alev geciktirici” diye adlandırılan çeşitli katkı malzemeleri eklenir. Bu projede ise, çok az miktarda nanokil ve karbon nanotüp eklentisi ile çok daha yüksek alevlenme dayanımına sahip, diğer bir deyişle yangına belirli ölçülerde direnebilen polimerik malzemeler geliştirilmiştir. Kullanılan nanoteknoloji sayesinde bu malzemeler, güç tutuşmaları, damlama özelliği göstermemeleri ve yanma esnasında çevrelerine çok daha az miktarda ısı vermeleri ile öne çıkmıştır. Proje kapsamında 9 uluslararası makale yayımlanmış, 10 ulusal ve uluslararası konferans bildirisi sunulmuş ve çeşitli ödüller alınmıştır.
| Proje Adı: |
Yüksek Hassasiyetli 6 Serbestlik Dereceli Paralel Robot Uygulaması |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. ZAFER BİNGÜL |
Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü öğretim elemanlarından Doç. Dr. Zafer BİNGÜL başkanlığındaki ekip stewart platormu olarak bilinen sistemi tasarlayıp fiziksel olarak gerçekleştirip ve sistemin kontrolünü yapmışlardır. Gerçekleştirilen sistemin hassasiyeti lazer ölçüm sistemi (interferometre) kullanılarak ölçülmüş ve 534 nm ’lik hareket kabiliyeti elde edildiği görülmüştür.Bu paralel robot insan elinin hassasiyetinin binde birine ulaşmakta ve insan elinin sağlayabildiği tüm hareketliliği sağlamaktadır. İnsan elininin yeterli hassasiyeti sağlıyamadığı işlemlerde bu robot kullanılabilir. Özellikle tıbbi cerrahi ve tıbbi uygulamalara bu geliştirilen robot çok uygundur.
| Proje Adı: |
Raylı Sistem Titreşimlerinin Yolcu ve Çevre Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. RAHMİ GÜÇLÜ |
Bu proje ile ülkemizdeki raylı sistemler üzerinde oluşan titreşimlerin, konfor ve güvenlik açısından yolculara, çevredeki insanlara ve yapılara olan etkileri teorik ve deneysel olarak incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, İstanbul ulaşımında kullanılan bir hafif metro taşıtı içerisinde, rayda ve hat yakınındaki bir binada, raylı taşıt çeşitli hızlarda bina yakınından geçerken titreşim ölçümleri yapılmıştır. Ölçümlerde kullanılan raylı taşıt ve binaya ait gerçeğe uygun matematiksel modeller oluşturulmuştur. Titreşimlerin raylı sistem ve çevreye olan etkilerinin azaltılması yönünde çeşitli uygulamalar yapılmıştır. Bunlardan bazıları; araç üzerinde esnek tekerlek uygulaması, hat üzerinde selet, ray ve travers altı pedleri, balast hasırı uygulamaları, hat ve çevre arasında ise hendek uygulamasıdır.
| Proje Adı: |
Organ Doku Özelliklerinin Ölçülmesi ve Medikal Simülasyon Sistemlerine Entegrasyon |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. ÇAĞATAY BAŞDOĞAN |
Canlı organ dokularının materyal özelliklerine ait literatürde yeterli veri bulunmaması, gerçekçi cerrahi simülatörlerin geliştirilmesinde önemli bir engeldir. Bu projenin temel amacı canlı organ dokularının materyal özelliklerinin bir robot kolu ve algılayıcılar aracılığıyla ölçülmesi ve ölçülen bu verilerin eğitim amaçlı geliştirilen cerrahi bir simülatöre aktarılarak kullanıcıya sanal ortamda gerçekçi görsel ve dokunsal geri besleme yapılmasıdır. Cerrahi simülatörler sayesinde, tıp öğrencilerinin ve uzmanlaşmak isteyen pratisyen hekimlerin, sanal kadavralar üzerinde çalışarak, cerrahi operasyonları uygulamalı olarak öğrenebilmesi ve gelişmelerinin nicel olarak takip edilebilmesi mümkün olacaktır.
| Proje Adı: |
Boksörlerde Hipofiz Bezi Fonksiyonlarının İncelenmesi |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr. FATİH TANRIVERDİ |
Önemli bir halk sağlığı problemi olan travmatik beyin hasarının (TBH) hipofiz bezi hormon eksikliklerine (hipofiz yetmezliğine) neden olduğu son yıllarda anlaşılmıştır. TBH genellikle trafik kazalarına bağlı gelişmektedir. Kronik tekrarlayan kafa travması ile karakterize olan ve dünyada yaygın olarak yapılan boks ve kickboks sporlarında kafa travmasına bağlı hafıza ve nörolojik problemler daha önce literatürde tarif edilmiş olmakla birlikte boksörlerde hipofiz fonksiyonlarına yönelik herhangi bir çalışma bir araştırma yapılmamıştır. Hipofiz bezi, beynin alt kısmında bulunan 0.5 gram ağırlığında çeşitli hormonlar salgılayan bir organdır. Hipofiz bezi vücuttaki tiroid bezi, böbrek üstü bezi ve üreme organları gibi pek çok organın çalışmasını çeşitli hormonlar salgılayarak düzenlemektedir. Hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonunun sadece büyüme ile ilgili olmadığı, erişkin yaşta da hem genel sağlığımızı hem de sporcu sağlığı ve performansını ilgilendiren birçok önemli fonksiyonunun olduğu son yıllarda anlaşılmıştır. Büyüme hormonunun, vücut kompozisyonu yani vücut yağ ve kas oranlarının düzenlenmesi, hafıza ve zihinsel fonksiyonların düzenlenmesi, kas dokusunun kuvvetlenmesi ve egzersiz performansının artması, karın bölgesi yağlanmanın azaltılarak kardiyovasküler hastalık riskinin azaltılması gibi çok önemli fonksiyonları vardır. Projemizde “Amatör Boks Milli Takımında” aktif olarak görev yapan veya daha önce görev yapmış olup milli takımda halen antrenör olarak çalışan (emekli boksörler) 61 erkek sporcuda (44 aktif sporcu, 17 emekli boksör) hipofiz fonksiyonlarını incelendi. Bu taramanın sonucunda özellikle emekli boksörlerde olmak üzere %47 oranında hipofiz bezi hasarı (büyüme hormon eksikliği) saptandı. Emekli boksörlerin uzun yıllar kafa travmasına maruz kalmaları ve eski yıllarda boksörlerin kask kullanma zorunluluğunun olmamasının hipofiz yetmezliği gelişiminde önemli olduğunu düşünmekteyiz. Bu projeden elde edilen sonuçlar spor dünyasında büyük ilgi görmüştür. Ayrıca sporcu sağlığını koruma ve performansını artırma konularında önemli katkılar sağlamıştır. Çünkü kafa travmasına bağlı hipofiz yetmezliği uygun tedbirlerle önlenebilir ve hastalık gelişmişse tedavi edilebilir bir problemdir.
| Proje Adı: |
Normosmik İdiopatik Hipogonadotropik Hipogonadizmli Olgularda Moleküler Genetik Analizler Yoluyla İnsanda Püberte Sürecinde Rol Alan Yeni Genlerin Tanımlanması |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. ALİ KEMAL TOPALOĞLU |
İnsanda ve diğer memelilerde ergenlik sürecinin nasıl başladığı günümüz biliminde hala yanıtı olmayan sorulardan biridir. TUBİTAK’tan destek alınarak yapılan bu araştırmalar sonucunda insan beyninde ergenlik sürecinin başlatılmasında rol alan bir sinyal sistemi ve bu sistemde yer alan iki genin rolleri ilk kez ortaya çıkarıldı. Bu ileti sisteminin adı Neurokinin sinyal sistemi ve burada rol alan genlerin adı TAC3 ve TACR3’tür. TAC3 neurokinin B adlı bir beyin hormonunu ve TACR3 ise bunun alıcısını (reseptörünü, NK3R) kodlamaktadır. Bu iki genden biri bozuk olduğunda insanlar ergenlik sürecine girememekte, kendi cinslerine ait fiziksel ve cinsel özelliklere sahip olamamaktadırlar. Çukurova Üniversitesi ’nden Prof. Dr. A. Kemal Topaloğlu ve arkadaşları tarafından yapılan bu buluşa ilişkin makale Nature Genetics dergisinde Mart 2009 sayısında yayınlandı.
| Proje Adı: |
Alkol ve Madde Bağımlılığı ile Şizofreni arasındaki İlişkinin Davranışsal ve Nörokimyasal Temellerinin İncelenmesi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr.İSMAİL TAYFUN UZBAY |
Şizofreni ve madde bağımlılığı henüz kesin/kökten tedavisi olmayan çok önemli iki beyin hastalığıdır. Projemizin amacı bu hastalıklar arasındaki ilişkiyi inceleyerek nedenlerinin anlaşılmasına ve yeni tedavi stratejileri geliştirilmesine katkı sağlayabilecek, ilaca dönüşme potansiyeli olan nitelikli bilimsel veriler üretmekti. Çalışma sonunda şizofreni tanı ve tedavisine yönelik yeni bir buluş niteliğinde veriler elde edilmiş ve incelemeli patent alınmıştır. Bu çalışma ile dünyada ilk kez, agmatin isimli beyin kimyasalının ve bununla ilişkili sinir yollarının şizofreni ile ilişkili olabileceği ortaya konmuş ve beyin agmatin sistemi şizofreni tedavisine yönelik yeni ilaç veya ilaçların geliştirilebileceği yeni bir hedef olarak tanımlanmıştır. Patent şizofreni tedavisinde kullanılabilme potansiyeli olan üç adet kimyasal maddeyi ve şizofreni hastalarında kan veya beyin omurilik sıvısında agmatin düzeyini tayin edebilecek bir kiti kapsamaktadır. Buradan hareketle şizofreni tedavisine yönelik yeni ilaç geliştirme çalışmalarımız devam etmektedir.
| Proje Adı: |
Toxoplasmosise Karşı İmmunojenik Anti-sporozoit Aşı Adayı |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. ADNAN YÜKSEL GÜRÜZ |
Toxoplasma gondii paraziti, anne adayı gebeleri enfekte ettiğinde, bebeklerde sakatlığa veya körlüğe, bağışıklık sistemi kuvvetli olmayanlarda başlıca beyini tutarak ölüme sebep olmaktadır. Son yıllarda şizofreni ve birçok psikiyatrik hastalığında sebebi olduğu belirtilmektedir. Yurdumuzda sıklığı %30-60 arasında olan hastalık sebebiyle gelişen doğumsal hasarların tedavisine yılda ortalama yarım milyar dolar harcanacağı öngörülmektedir. Bu kadar ciddi hastalık ve ekonomik kayıplara yol açan hastalığın tedavisinde %100 etkili bir ilaç halen kullanımda olmadığından, parazite karşı geliştirilmeye çalışılan aşı korunmada önemlidir. Bu projede ilk defa parazitin insanları enfekte eden en bulaşıcı formu sporozoitlere karşı DNA ve rekombinant aşı modelleri geliştirilmiş, hayvan denemelerinde başarılı sonuçlar elde edilmiştir.
| Proje Adı: |
Kemik İliği Kökenli Mezenkimal Kök Hücrelerin Sıçan Pankreas Adacıkları ile Ko-Kültürü’nün İnsülin Üreten Hücrelere Farklılaşma Potansiyeline Etkisi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. ERDAL KARAÖZ |
TÜBİTAK tarafından desteklenen KOU-KÖGEM Müdürü Prof.Dr. Erdal Karaöz ve arkadaşları tarafından tamamlanan proje kapsamında şu çıktılara ulaşılmıştır; Kemik iliğinden izole edilen kök hücrelerden şimdiye kadar denenmiş bir yöntemle insülin üreten hücre elde edildi. Bu yöntemde, kök hücrelerle sıçan pankreasından ayrıştırılan adacıkları laboratuvarda aynı kültür kaplarına yerleştirerek kültür edildi. Böylece, insülin üretmekten sorumlu hücreleri içeren bu adacık denilen hücre kümelerinden kaynaklanabilecek sinyallerle kök h ücrelerin genetik programını etkinleştirerek arzu edilen hücreler yani insülin üreten hücreler yönüne dönüşmeleri sağlandı. Benzer deneyler, adacıklardan elde edilen kök hücrelerle yapıldı ve benzer sonuçlar elde edildi. Araştırmada kullanılan ortak kültür sistemiyle bu kez kök hücrelerden kaynaklanabilecek bazı sinyal moleküllerinin pankreatik adacıkların canlılığı ve işlevi üzerine olumlu etkilere sahip olabildiği gösterildi. Son olarak, adacıklardan elde edilen kök hücrelerin adacık içinde diyabetin gelişmesinde olası rolleri üzerinde çalışmalar devam etmektedir.
| Proje Adı: |
Kimyasal, Biyolojik ve Fotonik Uygulamalarında Yüksek Çözünürlükte Floresans Mikroskopi Yöntemleri |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. Alper KİRAZ |
Proje kapsamında nanometre mertebesinde uzaysal hassasiyette optik mikroskopi ve spektroskopi ölçümlerinde kullanılmak üzere bir deney düzeneği kuruldu. Bu mikroskop ile konfokal görüntüleme ve ışıma korrelasyon spektroskopisi deneyleri gerçekleştirildi. Bu deneylerde boyutları yalnızca birkaç nanometre olan tek boya molekülleri algılandı. Su tutmayan yüzeyler üretildi. Geliştirilen deney düzeneği kullanılarak literatürde ilk defa su tutmayan yüzeyler üzerindeki mikrometre boyutlardaki su damlaları optik mikrorezonatörler olarak incelendi. Bu yeni mikrorezonatörlerin fısıldayan galeri modları adı verilen optik rezonansları incelendi. Bu rezonanslar değişik yöntemler ile spektral olarak tarandı ve bu rezonanslar ile mikro-lazerlerin geliştirilmesi dahil değişik optik uygulamalar gerçekleştirildi.
| Proje Adı: |
3 Boyutlu Optik Holografi ve Mikrofon Dizisi Kullanarak Yüzey Şekil Değiştirmesini Görüntüleme Sistemi |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. Meriç ÖZCAN |
Bu proje kapsamında, optik ve akustik tekniklerin birlikte kullanıldığı optik dalgaboyu hassasiyetine sahip hibrit bir görüntüleme ve analiz sistemi geliştirilmistir. Kullanılan optik sistem sayısal holografi üzerine olup akustik sistem için ise bir mikrofon dizinimi kullanılmıştır. Sistemin geliştirilmesindeki baslangıç amacı endüstriyel uygulamalar için - örneğin çeşitli otomotiv parçalarının çalışırken ürettiği gürültünün görüntülenmesi ve bunun analizi sonucunda optimum parça üretimine olanak sağlaması - olmuştur. Ayrıca, proje çalışmaları sırasında yapılan inovasyonlar sonucunda bu görüntüleme sisteminin tıbbi uygulamalar için de kullanılabileceğine karar verilmiştir. Geliştirilen 3 boyutlu görüntülemenin kullanılabileceği uygulamaların bazilari, retinanın görüntülenmesi, deri üzeri görüntüleme ve endoskopik görüntü alımı olup bu konuda çalışmalar devam etmektedir.
| Proje Adı: |
Plastik, Tarımsal ve Orman Endüstrisi Atıklarının Odun-Plastik Kompozit (OPK) Üretiminde Kullanılması |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. FATİH MENGELOĞLU |
Proje kapsamında, ülkemizdeki atıl vaziyetteki plastik atıklar (atık yüksek yoğunluklu polietilen su boruları ve atık polipropilenler meşrubat bardakları) ile orman endüstrisi (marangozhane ve kereste) ve tarımsal (buğday ve pamuk sapları) atıkların odun-plastik kompozit (OPK) üretiminde değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu atıklar farklı oranlarda kullanılarak enjeksiyon-kalıplama ve pres-kalıplama yöntemleri yardımıyla örnekler üretilmiş ve test edilmiştir. Sonuçların paylaşımı ile firmalara bilgi aktarımı sağlanmış ve Ar-Ge projeleri hazırlanmış/hazırlanmaktadır. Proje kapsamında çalıştırılan burslu öğrencilerin geleceğin araştırmacıları olarak yetiştirilmesi ve geri dönüşüm yoluyla atıkların tekrar insanlığın hizmetine sunulmasının sağlanması yollarıyla da toplumsal bir görev yerine getirilmiştir.
| Proje Adı: |
Sürdürülebilir Sağlıklı Çiğ Süt Üretimi İçin Makinalı Sağımla Elektronik Veri Kayıt ve izleme Sisteminin (MASEV) Geliştirilmesi |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr.AHMET KAMİL BAYHAN |
“Sürdürülebilir Sağlıklı Çiğ Süt Üretimi İçin Makinalı Sağımda Elektronik Veri Kayıt ve İzleme Sisteminin (MASEV) Geliştirilmesi” isimli TÜBİTAK Kariyer Ar-Ge projesi ile seyyar süt sağım makinalarına uygun, “Süt Verimi” ve “Nabız Aygıtı”nın izlenmesini “birlikte” ve “sürekli” sağlayan bir yöntem ve bir cihaz geliştirilmiştir. Geliştirilen cihaz, uluslararası standartlara göre bir ineğin her sağımda süt veriminin belirlenmesini, uygun süt sağımının gerçekleştirilmesinde “beyin” görevini gören nabız aygıtı ayarlarının korunmasını sağlamaktadır. Cihaz verilerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi ile süt sığırcılığı işletmeleri, Damızlık Sığır Yetiştirici Birlikleri ve araştırmacılar için damızlık hayvan seçimi ve değer tahmini, işletme planlaması, sürü yönetimi, verime dayalı yemleme, ineğin sağılabilirlik ve süt verimi, sağımcı ve sağım makinası kontrolü gibi çok yönlü analiz imkânları sunmaktadır.
| Proje Adı: |
Kuraklık Stres Mekanizmasına Moleküler ve Fizyolojik Yaklaşımlar |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. HİKMET BUDAK |
Projemiz, kuraklılığa dayanıklılık sağlayan genlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye orijinli 200 adet yabani buğday genotipi arasından, kuraklılığa farklı cevap veren iki genotipin seçilmesi ve bu genotiplerde kuraklık stresine bağlı olarak elde edilen 13,000 gen’nin DNA dizi analizini kapsar. Proje, kuraklığa dayanıklı olan buğday genotipine özgü olan ve kuraklığa cevapta rol oynayabilecek genlerin belirlenmesi ve yeni genlerin bulunması açısından dunya literaturunde önemli bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Bu genlerin belirlenmesi, özellikle kurak ve subtropik alanlarda verimin arttırılmasını sağlayacak kuraklığa dayanıklı buğday genotiplerinin seçilmesi ve ıslahının yonlendirilmesi çalışmalarında yaygın bir uygulama alanı bulacaktır.
| Proje Adı: |
Pastörize Sıvı Yumurtanın Püskürtmeli Kurutucuda Optimum Kurutma Koşullarının Belirlenmesi, Mikroenkapsülasyonu Ve Mikroenkapsülasyon Işleminin Yumurta Tozunun Depolama Stabilitesi Üzerine Etkisi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. FİGEN ERTEKİN |
Pastörize sıvı yumurtanın raf ömrünü artırmak ve kullanım kolaylığı sağlamak için sıvı yumurta püskürtmeli kurutma yöntemi ile kurutularak toz forma dönüştürülmüştür. Çalışmada yumurta için uygun püskürtmeli kurutma koşullarının belirlenmesinin yanısıra, yumurta tozunun kullanımı ve depolanması sırasında ciddi bir problem olarak görülen kolesterol oksidasyonunu önlemek için sıvı yumurta farklı kaplama maddeleri ile mikroenkapsüle edilmiştir. Çalışma sonucunda özellikle laktoz ile kaplanan toz örneklerde kolesterol oksidasyonunun % 53 önlendiği, yumurta tozunun omega-3 ve -6 yağ asidi içeriğinin ise yaklaşık olarak % 100 korunduğu saptanmıştır. Ayrıca üretilen yumurta tozlarının duyusal özelliklerini değerlendirmek için omlet ve kek pişirilmiş ve panelistler tarafından verilen puanlar sonucunda bu ürünlerin beğeni değerlerinin oldukça yüksek olduğu saptanmıştır.
| Proje Adı: |
Yakit Standardina Uygun Aspir Yağinin Dizel Motorlarinda Yakit Olarak Kullanimi İçin Kit Tasarimi Ve Performans Araştirmasi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. FİKRET DEMİR |
Gen kaynakları Anadolu olan yağ bitkisi aspirin; hububatın yetiştirildiği her türlü iklim koşullarında, hububat tarımında kullanılan makinalarla, sulu ve kuru şartlarda tarımı yapılabilmektedir. Aspir tohumlarındaki yağ oranı %28-48 arasında değişmektedir. Avrupa’da margarin ve mayonez yapımında kullanılan aspirin ülkemizde gıda amaçlı tüketimi yaygın değildir. Projede; aspir tohumlarından elde edilen yağ, biyodizele dönüştürmeden basit kimyasal işlemler yardımıyla standarda uygun hale getirilmiştir. Daha sonra kit takılmış dizel motorda 500 saatlik çalışma süresi boyunca performans araştırması yapılmıştır. Sonuçta motor performansında önemli bir azalma görülmemiş, egzoz emisyon değerleri ise iyileşmiştir. Kit yerli teknoloji ile yurtdışından çok daha ucuza üretilebilme imkânına sahiptir.
| Proje Adı: |
Koyun ve Keçi (Peste Des Pestits Ruminants=PPR) Hastalığına Karşı Yerel aşı Sışu Geliştirilmesi |
| Yürütücü: |
VELİ GÜLYAZ |
Ülkemizde koyun ve keçi vebası hastalığına karşı aşılama çalışmalarında kullanılacak yerli aşı virüsü geliştirilmesi amacıyla hastalık yapma özelliği yok edilen veba virüsün koyunlarda bağışıklık ve kuzulara aktarılan maternal antikor titrelerinin saptanması çalışmaları TÜBİTAK tarafından desteklenen bu proje ile tamamlanarak veba aşısının raf ömrü saptanmış ve orijini ülkemize ait koyun-keçi vebası aşısı geliştirilerek kullanıma hazır hale getirilmiştir. Bu proje sonucunda elde edilen başarı ile ülkemizde gerek canlı ve gerekse inaktif aşıların geliştirilmesi amacıyla gerekli alt yapı ve bilgi birikimi yanında ülkemizin ihtiyacı olan araştırmaları dektekleyen ve sonuçlanması hususunda her türlü imkanı veren TÜBİTAK kurumu gibi lider kurumların önemi daha iyi anlaşılmıştır.
| Proje Adı: |
Terorist Yosun Caulerpa Racemosa Var.cylindracea’den Sivi Yosun Gübre Eldesi Ve Bazi Ticari Öneme Sahip Tohumlar Üzerine Biyokimyasal Etkileri |
| Yürütücü: |
Doç. Dr.LEVENT ÇAVAŞ |
TÜBİTAK-TOVAG tarafından desteklenen proje kapsamında; terörist yosun olarak bilinen, Akdeniz ekosistemi için büyük bir tehlike unsuru olan ve yayılımını durdurmaya yönelik geçerli bir yöntem tespit edilemeyen Caulerpa racemosa var.cylindracea deniz yosunu özütlerinin bitkilerin büyüme ve gelişmelerinde organik gübre olarak kullanılabileceği ve bazı bitkilerin antioksidan savunma sistemini güçlendirerek koruyabileceği gözlenmiştir. Özütlerin bitkiler üzerindeki büyümeyi uyarıcı etkisinin bu yosun içerisindeki çeşitli mineral ve elementlerin yanısıra Caulerpin isimli molekülle ilişkilendirilebileceği belirtilmiştir. Ülkemizin Akdeniz ve Ege sahillerinin büyük bir kısmında yayılmakta olan terörist yosundan elde edilecek özütlerin ülke ekonomisine organik tarım alanında katkı sağlayabilme potansiyeli bulunan doğal bir materyal olduğu düşünülmektedir.
| Proje Adı: |
Türkiyede Yaygın Olarak Kesilen Sığır ve Koyun Irklarının Karkas ve Et Kalitelerinin Avrupa Birliğinde Uygulanan EUROP Sınıflandırma Sisteminde Tanımlanması Üzerine Bir Araştırma |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. ALPER ÖNENÇ |
AB’ne üyelik başvurusunda bulunan ülkemizde mezbahalar EUROP sınıflandırma sistemine geçmek zorundadır. Sınıflandırma sistemi uygulanmadan iç ve dış tüketime yönelik kırmızı et üretimi yapılamamaktadır. AB’ne yeni giren son 15 ülkenin yaşadığı deneyimlerden ders alarak uyum süreci devam ederken, Türkiye’de kesilen koyun ve sığır ırklarına ait karkasların EUROP sınıflandırma sisteminde yerini tanımlamaya yönelik çalışmaların yapılması kaçınılmazdır ve AB müktesebatına göre önceliklidir. Araştırmanın amacı, ülkemiz kesim koşullarında kesilen koyun ve sığırların EUROP karkas sınıflandırma sistemindeki yerini belirlemektir. Bu amaç için, Akkaraman, Morkaraman, Kıvırcık, Sakız, İvesi, Hemşin ve KıvırcıkxSakız’dan oluşan 1551 koyun karkası, Siyah Alaca, Esmer, Simental, Doğu Anadolu Kırmızısı’ndan oluşan 1056 sığır karkası değerlendirilmiştir.
| Proje Adı: |
Arkeoloji ve Mimari Rekonstrüksiyon Çalışmalarında Yersel Fotogrametri ve Gerçek Zamanlı Küresel Konumlandırma Sistemi Uygulaması: Patara Hurmalık Hamamı ve Palestra Kompleksi Örneği |
| Yürütücü: |
Yrd. Doç. Dr. FERİŞTAH ALANYALI |
Arkeolojik alanlarda yürütülen “yapı araştırmaları” Türk arkeolojisinin en sancılı konularından birini oluşturmaktadır. Bu proje ile “yapı araştırmalarına” öncülük edecek, Patara Hurmalık Hamamı örneğinde bir mimari belgeleme çalışması yapılması amaçlanmış ve bu kapsamda ileri belgeleme teknolojilerinden yararlanılarak bütünleşik bir belgeleme modeli oluşturulmuştur. Ayrıca arkeolojik ve mimari belgeleme çalışmalarının sonuçları birleştirilmiş, arkeolojik katmanlar yapı ile ilişkilendirilerek yapının tarihsel süreç içindeki evreleri tespit edilebilmiştir. Projenin tamamlanmasından sonra Anadolu Üniversitesi’nde Kültürel Mirasın belgelenmesinde görev alacak elemanlar yetiştirmek amacı ile yeni yüksek lisans ve önlisans programlarında eğitim verilmeye başlanmıştır. Ayrıca 2009 yılında “Kültür Varlıklarının Belgelenmesi” başlıklı bir kitap yayınlanmıştır.
| Proje Adı: |
Kuzey Kıbrıs’a Türk Göçünün Niteliği ve Göçmenlerin Ekonomik- Sosyal-Mekansal Bütünleşme Sorunları |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. HATİCE KURTULUŞ AYDAL |
Bu araştırma projesi 1974 yılından sonra Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a olan nüfus hareketlerini ve Kuzey Kıbrıs’ta halen yaşayan Türkiyeli göçmenleri, küresel etkenleri ve Türkiye’deki ülke içi göçün kökenleri, Kuzey Kıbrıs’ta iş bölümünün ve sosyo-mekânsal ölçeklerin yeniden yapılanması gibi her iki ülkedeki yerel olumsuzlukları göz önüne alarak dinamik bir süreç içinde analiz etmektedir. Araştırmanın temel amacı, Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a olan göçlerin çağdaş göç teorileriyle örtüşen yönleri kadar, özgün yanlarının ortaya çıkarılması ve bu özgün yanların Türkiye’nin ülke dışına verdiği göçlerin anlaşılmasına ışık tutacağı gibi Kuzey Kıbrıs’ın bölünmeden sonra beşeri coğrafya olarak da yeniden inşa sürecine ışık tutmasıdır. Bu araştırma ile göç olgusunu “insansızlaştıran” yaklaşımların ötesine geçilmesi mümkün kılınmıştır.
| Proje Adı: |
Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler İle Tüketicilerin Kredi Risklerinin Değerlendirilmesi ve Analizi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. MEHMET BAHA KARAN |
Bu araştırmanın amacı Türkiye’de KOBİ ve kişisel kredi kullanıcılarının mali bilgilerini diğer kaynaklardan elde edilen bilgilerle birleştirerek çok kapsamlı bir veritabanı kurmak ve bu veri tabanını kullanarak kredi kullanıcılarının geri ödememe risklerini hesaplamaktır. Projenin en önemli başarısı ülkemizde ilk kez bankaların dışında bir kurumun bu kadar kapsamlı bir veritabanına ulaşmasıdır. Çalışmada genel olarak logistic regresyon metodolojisi kullanılmış, 35.000’i aşkın küçük ve orta ölçekli işletmeyle 18.000’in üzerinde tüketici verisi toplanmış ve bu veriler düzenlenerek çeşitli risk modelleri geliştirilmiştir. Tüketici kredilerinin tahsisinde uygun olan ve uygun olmayan hane halklarının söz konusu özellikleri araştırılmış; hane halkının harcama davranışlarından yola çıkarak tüketici kredilerinin tahsisi açısından öncelikli olarak hedeflenmesi gereken grup ile kaçınılması gereken hane halkının özellikleri belirlenmiştir.
| Proje Adı: |
Dijital Oyun Kültürü Ve Türkiye’de Gençliğin Internet Cafe Kullanım Pratikleri: Çevrim İçi Ve Çevrim Dışı Kimlik Egzersizleri, Hareketsiz Toplumsallaşma Ve Sanal Kariyer Yapmak- Ankara’da Etnografik Alan Çalışması |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. FERRUH MUTLU BİNARK |
Proje kapsamında, Türkiye’de ilk kez dijital oyun endüstrisi tüm bileşenleri ile (oyun geliştiriciler, yayıncı ve dağıtımcılar, Teknokentler, oyun dergileri ve profesyonel oyuncular ile internet kafe işletmecileri) birlikte ele alınarak, oyun endüstrisinin haritası ortaya çıkarılmış, endüstrinin gelişmesini engelleyen sorunlar saptanmış ve çözüm önerileri geliştirilmiştir. Ayrıca Türkiye’de gençlerin dijital oyunları en çok oynadıkları mekanlardan biri olan internet kafeler, Ankara ölçeğinde, hem nitel hem de nicel internet kafe kullanım pratikleri araştırması ile incelenmiştir. İnternet kafelerin gençlerin toplumsallaşmasında ve internete erişimde önemli bir kamusal mekan olduğu saptanmıştır. İnternete erişimi sağlayan bu mekanların kullanımının geliştirilmesine yönelik projede dijital okuryazarlık kavramı temelinde kullanıcı farkındalığını geliştirecek önerilerde bulunulmuştur.
| Proje Adı: |
11 Eylül Sonrası Süreçte Orta Doğu’ya Yönelik Türk-amerikan İlişkileri: Çatışan Çıkarlar Ve Yeni İşbirliği Olanakları Bağlamında, Kamu Oyu, Baskı Grupları Ve Lobilerin Sürece Etkisinin Analizi |
| Yürütücü: |
Prof. Dr. CAFER TAYYAR ARI |
Amerikan yönetimi 11 Eylül sonrası dönemde Irak’ın işgalinin ardından ne İran ne Filistin ne de Irak ve Suriye politikalarında Türkiye ile Soğuk Savaş yıllarında olduğu gibi ortak bir konsensüs sağlayamamıştır. 11 Eylül sonrası dönemin kendine özgü koşulları gereği bir değişim geçiren Türk-Amerikan ilişkilerinin de kamuoyu, lobi ve karar vericiler bağlamında araştırılacağı çalışmada, söz konusu dönemde Türkiye’nin izlediği özellikle İsrail, Filistin, Irak, İran, Suudi Arabistan ve Suriye politikasının bölge ülkeleri ve halkları üzerinde nasıl bir etki yarattığı incelenmektedir. Çalışma, gerek Türkiye’nin bölge politikası üzerinde etkin bir güç olma gerekse de bölgedeki istikrarın sağlanması yönünde opsiyonları doğrudan ilgili kesimlerin görüş, algı ve beklentileri kapsamında belirlemiştir.
| Proje Adı: |
Bilgisayar Destekli Öğrenme Ortamlarında Oluşan Bilişsel Aktivitelerin Göz Hareketlerini İzleme Yöntemi İle Dinamik Gerçek Zamanlı Değerlendirilmesi ve Farklı İnsan-Bilgisayar Arayüzleri Tasarımının Bu Aktiviteler Üzerindeki Etkileri Araştırma Projesi |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. KÜRŞAT ÇAĞILTAY |
Bu proje, bilişim ve iletişim teknolojileri tabanlı öğrenme ortamlarındaki ya da kısaca e-öğrenme’deki bilişsel etkinlikleri etkileyen faktörleri keşfetmek için göz hareketlerini izleme tabanlı araştırmalar gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma sonunda, e-öğrenme sistemlerinin uygulamalarına yönelik yol gösterici birtakım kurallar ya da öneriler yanında, etkin ve verimli olan e-öğrenme sistem prototiplerinin yapılması olanaklı olmuştur. Bilişsel aktivitelerin göz hareketlerini izleme yolu ile analiz edilmesi konusunda Türkiye’den akademik yayınlar yapılmaya başlanmış, yüksek lisans ve doktora tezleri yazılmıştır.
| Proje Adı: |
GAP İllerinde Sanayi Envanteri ve Sanayide Dönüşüm Eğilimleri |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. GÜLEN ELMAS ARSLAN |
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı bölgesel kalkınma planlarından birisi GAP’tır. Ancak 1980 sonrası ekonomik öncelikler GAP için hedeflenen yatırımların gerçekleşmesini önlemiştir. Tüm olumsuzluklara rağmen GAP bölgesi 1987-1997 yılları arasında sanayi sektörü büyüme sıralamasında Marmara ve İç Anadolu bölgesinin ardından üçüncü sırada yer almıştır. Gap İllerinde Sanayi Envanteri ve Sanayide Dönüşüm Eğilimleri projesiyle bölge sanayisinin dinamikleri açığa çıkarılmaya ve sanayinin doğru yönlendirilmesine çalışılmıştır. Çalışmada bölge sanayinin envanteri çıkarılmıştır. Bölge potansiyelleri tespit edilmeye çalışılmış, her ile yönelik sektörel gelişmeler ve yatırım öncelikleri belirlenmiştir.
| Proje Adı: |
Siyasal Partilerde Toplumsal Ağların İnşası. Merkez ve Taşra Liderlerinin Toplumsal Ağların Örülmesindeki Rolü |
| Yürütücü: |
Doç. Dr. AYŞEN UYSAL |
Siyasi partiler bir toplumsal ilişki biçimidir. Siyasi partileri kimlerin yönettiği, yöneticilerin toplumun hangi kesimleriyle ilişkiye girdiği, hangi örgütlerle işbirliği geliştirdiği sorularına verilecek yanıtlar, aynı zamanda o partinin toplumsal ilişki ağlarını da ortaya koymaktadır. Bu araştırma projesinde, merkez ve taşra örgüt yöneticilerinin toplumsal profilinden ve siyasi yol haritalarından hareketle, partilerin ilişkilerini toplumun hangi kesimleriyle ve nasıl kurulduğu incelenmiştir. Partilerin kendi iç işleyişlerini ve toplumun farklı kesimleriyle kurdukları ilişkilerini anlayabilmek için Türkiye’nin 15 farklı kentinde, 200 kişiyle derinlemesine görüşmeler yapılmış, parti binalarında gözlemlerde bulunulmuştur.
| Proje Adı: |
Ülkesel Patates Tohumluk Üretim Sisteminin Geliştirilmesi |
| Yürütücü: |
TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI/ PATATES ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ- HÜSEYİN ONARAN |
Projede, (1) Tohumluk üretim bölgelerinin belirlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması, (2) Temel tohumluk üretim programlarının oluşturulması, (3) Ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirilebilecek sanayilik ve yemeklik patates çeşitlerinin ıslah edilmesi amaçlanmaktadır. Birincil amaçta, halen tohumluk üretim bölgesi olarak kullanılan yörelerde üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması; henüz patates üretimine açılmamış yeni tohumluk üretim alanlarının belirlenerek, ülkenin “tohumluk patates üretim bölgeleri”nin tescillenmesi hedeflenmiştir. İkincil amaç, ülkemizin ivedilikle ihtiyacı olan patates tohumluğunun iç üretimle karşılanması için başlangıç materyali olan mini yumru stoklarının meristem kültürü yoluyla üretilmesine yöneliktir. Üçüncü amaçta ise ülkemizin farklı bölgelerinde yetiştirilebilecek sanayilik ve yemeklik yerli patates çeşitlerinin ıslahına yönelik çalışmalar başlatılarak tohumluk üretim sisteminin dışa bağımlılığının ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Böylece “Ülkesel Patates Tohumluk Üretim Sistemi”nin oluşturulması amaçlanmıştır.
| Proje Adı: |
Enerji, Verimliliğini Arttırmak Üzere Termik Santral Atık Isılarının Faydaya Dönüştürme Yöntemlerinin Araştırılması, Geliştirilmesi ve Binalarda Isıtma |
| Yürütücü: |
ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş./TÜBİTAK-MAM- Dr. CENGİZ GÜNGÖR |
Projede, termik santrallardan çevreye atılan enerjileri faydaya dönüştürme yöntemlerin araştırılması, geliştirilmesi ve ekonomik olarak ülkemizde uygulanabilmesinin sağlanması amaçlanmıştır. Proje kapsamında EÜAŞ’a bağlı on dört termik santral incelenmiş ve santrallardan çevreye atılan ısı enerjisi potansiyeli belirlenmiştir. Bu ısı enerjisi başta bölge ısıtma sistemleri olmak üzere seracılık, havuz balıkçılığı, kurutma, soğutma vb sektörlerde ekonomik olarak değerlendirilebilir. Proje çerçevesinde Soma Termik Santralında pilot uygulama yapılacak ve bölge ısıtma sistemi kurularak Soma İlçesi ısıtılacaktır. Bu pilot uygulama ile; Soma ilçesindeki 22 100 konuta ısıtma ve sıcak kullanım suyu amaçlı ısı temini, Isınma amaçlı yakıt kullanımında %70 tasarruf, Bütün masraflar göz önüne alındığında %20-40 daha ekonomik ısınma imkânı, Konut kaynaklı; karbondioksit emisyonlarında %60 azalma, kükürt emisyonlarında %80, santral kükürt giderme ünitesinin kurulmasından sonra %99 azalma, Santral soğutma kulelerinde tüketilen su miktarında 600.000 ton/yıl azalma sağlanacaktır. Pilot uygulama ile sadece yakıt tasarrufunun ülke ekonomisine katkısı 10-17 Milyon TL/yıl olacaktır.
| Proje Adı: |
Bilgisayarlı Görmeye Dayalı Orman Yangını Bulma ve İzleme Sistemi |
| Yürütücü: |
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ/BİLKENT Ü- Prof. Dr. ENİS ÇETİN |
Projede; orman yangınlarını izleme kameraları kullanarak yangını bilgisayarlı yapay görme teknikleri kullanarak otomatik olarak bulan ve yanan bölgenin uzaktan izlenmesini sağlayabilen bir sistem geliştirilmiştir. Geliştirilen sistem kameradan aldığı görüntüyü analiz etmekte, bir alev veya duman görülmesi halinde anında otomatik olarak bir kule görevlisini, internet kanalı ile de bağlı olduğu Orman Bölge Müdürlüğünü ve Genel Müdürlüğü merkezindeki yangın hareket merkezini uyarmaktadır. Geliştirilen yazılım, kameralar aracılığıyla 25-50 bin hektarlık alanı 2-4 dakika arasında kontrol edebilmekte, kuleye 10 kilometre uzaklıktaki bir dumanı, başlangıcından sonra 15-45 saniye içinde tespit edip alarm vermektedir. Sistem hem gündüz hem de gece yangınlarını tespit edebilme özelliğine sahiptir.
|