
Ülkemizi bilim ve teknolojinin yol göstericiliğinde geleceğe taşımak için çalışırken bir yılı daha geride bıraktık. TÜBİTAK’ın 46. yaşını sevinçle ve gururla kutluyoruz.
“Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı düşünemeyiz. Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız… Aksine yükselmiş, ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız… Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.” Bunlar, bilimi tek yol gösterici olarak belirleyen Atatürk’ün sözleri.
“…yükselmiş, ilerlemiş medeni bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşamak…” Bu yolda şüphesiz kayda değer mesafeler alındı. Ancak, özlediğimiz noktaya gelebilmek için hala almamız gereken uzun bir yolumuz var.
Ülkemizin sahip olduğu gücü ve fırsatları göz önüne alarak bu yolda hızla ilerliyor, bilim ve aklın rehberliğinde çalışmaya devam ediyoruz. Yapılacak şey; Türkiye’nin bilim ve teknolojiyle ilgili tüm kişi ve kuruluşlarının aynı hedefe doğru işbirliği ve dayanışma içinde çalışmasıdır. Bunu başarabildiğimiz sürece yolumuz aydınlıktır.
TÜBİTAK olarak “meraklı minik”lerden başlayıp, üniversitede, sanayide, kamuda, özel sektörde, kısaca toplumun her kesiminde bilim ve teknoloji ışığını görmek ve canlı tutmak için çabalıyoruz. Özellikle çocuklarımızda erken dönemde bilim ve teknoloji heyecanının uyandırılmasını çok önemsiyoruz. Bilim insanı olmak isteyen öğrencilerin, gençlerin sayısı arttıkça geleceğe daha güvenle bakabileceğimizi biliyoruz.
Her şey inançla, kendine güvenle başlar. Ardından bilimsel düşüncenin yeşereceği uygun ortamı, gerekli olanakları hazırlamak gelir. Ar-Ge olmadan, bilgi üretmeden, bilimi güçlendirmeden, teknoloji geliştirmeden ülkemiz için belirlenen büyük hedefleri yakalayamayacağımızın bilincindeyiz. TÜBİTAK olarak çalışmalarımızı bu bilinçle yönlendiriyor, bilim ve teknoloji politikalarının bütünsel bir yaklaşımla hayata geçirilebilmesi için faaliyetlerimize devam ediyoruz. Çünkü ülke olarak büyük başarılara imza atabilmek için bilimsel ve teknolojik faaliyetlerin sonuçlarını ekonomik ve sosyal gelişmeye katkı sağlayan yapıların oluşturulması olmazsa olmaz koşuldur.
TÜBİTAK’ın kuruluş kararının alınmasında, kurulmasında rol alan, 46 yıldan beri yönetimleri ve çalışmaları ile TÜBİTAK’ın bugünlere gelmesini, gerek ulusal gerekse uluslar arası düzeyde güvenilir ve başarılı bir kurum olmasını sağlayan tüm TÜBİTAK’lılara ve çalışma arkadaşlarıma şükranlarımı sunarım.
Her zaman olduğu gibi, ülkemize, bilim insanlarımıza ve kendimize güvenimizle; yerel ya da küresel olumsuzluklara, gündelik sorunlara değil; sağduyulu, olumlu, yapıcı bir bakışla görevimizin gereğini yerine getirmeye odaklanarak yolumuza devam edeceğiz.
TÜBİTAK Ailesi adına saygılarımla,
Prof. Dr. Nüket YETİŞ
Başkan
|